Takip et, tablet PC Kazan

İK Blog  |  

İş arama, CV hazırlama, iş görüşmesi, kişisel gelişim
gibi konular üzerine İK Blog yazıları...

Değişim, varoluşun gereği ve gelişimin temelidir...

Yazar: Serap Altekin     Tarih: 06/09/2012


Etiketler: değişim, kişisel gelişim

Değişim, varoluşun gereği ve gelişimin temelidir...-Serap Altekin - CVyolla.com


İnsanlar, sistemler, kurumlar ve toplumlar onları saran çevreleriyle karşılıklı ve sürekli bir etkileşim halinde olan dinamik yapılardır. Çevreyi etkiledikleri gibi, çevreden de etkilenirler. Dolayısıyla değişim, doğanın bir gereği ve yaşamsal döngünün bir parçasıdır.

Değişim, varoluşun gereği ve gelişimin temelidir.

Hayatta kalabilmek ve yaşama devam edebilmek için, hayatın getirdiği değişimlere, inişlere, çıkışlara, kazanımlara ve kayıplara uyum sağlayabilmek şarttır. Yaşamın ve ruh sağlığının kalitesini de bizzat bu uyum ve esneklik faktörü belirler.

Değişim ne demektir ?

Var olan bir şeyi, bir uygulamayı, bir yapıyı ya da bir sistemi daha önce olduğundan farklı bir hale dönüştürmektir. Değişim, farklılaşmadır; yeni tutum ve davranışlar, yeni yol ve yöntemler, yeni çözümler ve baş etme mekanizmaları yaratmaktır.

Değişim; esneklik ve yaratıcılık gerektirir. Küçük adımlarla, belirli bir sistematik çerçevesinde, planlı ve kontrollü bir değişim, gelişimin de temelini oluşturur. Kurumsal ya da toplumsal değişimin yolu bireysel değişimden ve kişisel gelişimden geçer.

Değişim sürecinin yönü de anlamlı bir dinamiktir; değişimin içten dışa, yakından uzağa, bireyden topluma gerçekleşmesi daha sağlıklı bir alt yapı teşkil eder.

Değişim, olumlu yönde de olabilir, olumsuz yönde de...

Değişim; gelişim, ilerleme ve iyileşme hedefi güdülerek gerçekleşen bilinçli ve planlı bir süreç olabileceği gibi, kendiliğinden, istemsiz ve plansız şekilde gerçekleşen bir etkileşimin sonucu olarak bir gerileme, bir yozlaşma ya da bir çözülme olarak da tezahür edebilir.

Değişim süreci; belirli düzeyde bir sıkıntıyı, stresi ve sancıyı da beraberinde getirebilir...



Güven, en temel insani ihtiyaçtır; ve değişim, insanların güvenlik duygularını tehdit edebilir. İnsanlar için; yeni bir şey denemek, bir şeyi farklı şekilde düşünmek ve yapmak bazen bir risk almak anlamına gelebilir ki bu da her zaman çok da kolay değildir. Çünkü insanoğlu, yeni olandan, bilinmeyenden, belirsizlikten, denemekten ve denediğinde yanılmaktan, başarısız olmaktan korkma eğilimindedir. Alışkanlıkları değiştirmek zordur çünkü alışkanlıklar, rutinler ve bilinen şeyler insana güvenlik ve konfor duygusu verir.

Değişmek, ve dolayısıyla öğrenmek ise; zaman alır, emek ve enerji gerektirir. İnsanlar, yeni bir şeyi öğrenmektense bazen eski bildiklerini yapmayı sürdürmeyi tercih ederler. Hatta bazen "bildiğim "kötü", bilmediğim "iyi"den evladır" diye düşünüp değişmek ve farklı bir şey yapmak yerine, ne kadar kötü ve acı verici olsa da alışık oldukları yaşam düzenini sürdürmeyi, o sistemin dışına çıkmamayı tercih eden insanlar görürüz...

Değişim karşısında insanların farklı duruşları ve farklı tepkileri vardır...

Bazı insanlar değişime daha açık, daha yatkındır. "Değişime uyumlu insanlar" olarak da tanımlanan bu insanların bazı ortak karakteristik özellikleri vardır. Bu tarz insanların özgüvenleri gerçekçi düzeyde yüksektir, aynı zamanda yaratıcı ve esnek bir yapıları vardır. Güçlü baş etme mekanizmalarına, etkin problem çözme becerilerine ve etkili iletişim becerilerine sahiptirler. Zorlukları ve engelleri birer fırsat olarak değerlendirebilme potansiyelindedirler. Gerçekçi bir iyimserlik, inanç ve içsel motivasyon taşırlar. Günlük programlarında çok yönlü uğraşlar, renk, çeşitlilik ve denge vardır.

Bazı insanlar ise değişimden ürkerler, değişim fikrine şüpheyle bakarlar, değişim karşısında korkarlar, kaygılanırlar, eski alışkanlıklarına ve kendi doğrularına sıkı sıkıya bağlıdırlar. "Değişime dirençli insanlar" olarak tanımlanabilecek bu yapıdaki insanların profillerinde ise dogmatiklik, sabit fikirlilik, düşünsel ve davranışsal katılık dikkat çeker. Genellikle kaygılar ve endişeler taşırlar; özgüvenleri kırılgandır ve dışardan gelebilecek etkiler karşısında motivasyonları kolay kırılabilir. Çatışmalar ve problemler karşısında baş etme becerileri yetersiz kalabilir.

Değişimin 5 temel prensibi ;

1.Değişmek istemek ve değişebileceğinize inanmak, değişimin anahtarıdır.
2.Kişinin değişim sürecinde olan aktif rolü ve katılımı esastır.
3.Yavaş ve küçük adımlarla gerçekleşen değişim, büyük adımlarla olan hızlı değişimlere kıyasla daha sağlıklı ve kalıcıdır.
4.Denemeye devam etmek, tekrar tekrar denemek, inancı ve motivasyonu korumak önemlidir.
5.Hedefleri operasyonel tanımlamak, somuta indirgemek, süreci ara ara değerlendirmek ve geribildirimlerle desteklemek, değişim sürecini daha sağlıklı ve kalıcı kılar.

Etiketler: değişim, kişisel gelişim



Değişim, varoluşun gereği ve gelişimin temelidir...-Serap Altekin - CVyolla.com


Yazar hakkında bilgi:
Serap Altekin - CVyolla.com İK Blog sayfasında İnsan Kaynakları makaleleri yazıyor.
Serap Altekin
Uzman Klinik Psikolog, Eğitmen
altekins@yahoo.com

Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji mezunu. Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji Yüksek Lisans sahibi. Şu anda aynı üniversitede klinik psikoloji alanında doktora derecesi adayıdır. Ayrıca, Yeditepe Üniversitesi'nde öğretim görevlisidir. Ayrıca, Uzman Klinik Psikolog & Eğitmen olarak çalışmaktadır.


Yazara ait diğer yazılar:
+ Panik Atak
+ Kariyer Planı ve İş Seçimi Kadar Önemli bir Konu : Evlilik Kararı ve Eş Seçimi
+ Yaratıcılık potansiyelini bir beceriye dönüştürmek mümkün...
+ Öğrenilmiş çaresizlikten toplumsal tepkisizliğe
+ Kriz Kavramı ve Krize Psikolojik Müdahalenin Temel Unsurları
+ Renklerin Sembolik Anlamları ve Etkileri
+ Tükenmişlik Sendromu
+ İş Hayatında Kadın
+ İş yerinde psikolojik taciz (Mobbing)

+ Yazara ait tüm yazıları görüntüle >>


İnsan Kaynakları uzmanlarına ait kariyer hayatına dair yazılar

Yazarlar