İK Blog

Psikolojik Baskıyı Çekmek Zorunda Mıyız?


Yazar: Seda Küçük

Etiketler: mobbing, psikoloji


Son yıllarda çalışma hayatımızın her bir noktasında hissettiğimiz mobbing hakkında yine birkaç kelam etmek istiyorum. Daha önce mobbing ile ilgili bir foruma katılmıştım ve forumda edinmiş olduğum bilgileri sizlere yazmıştım. Bu yazımda tekrar mobbingten bahsedeceğim ama aynı şeylerden bahsetmeyeceğim tabiki de.

Detaylı anlatıma geçmeden önce tekrardan bu konuya değinme nedenimden kısaca bahsedeyim ve devamında konuya giriş yapalım. Eve gidiş yolumun uzunca saatler sürmesi nedeniyle ya kitap okuyorum ya radyo dinliyorum ya da videolar izliyorum. Her neyse o arayı değerlendiriyorum işte.

O gün de yine bir radyo programını dinliyorum. Dinlediğim program her gün farklı konuların, olayların ve yorumların paylaşıldığı bir radyo programı. İsimli veya isimsiz birçok olay paylaşılıyor.

Geçen gün de yine herkesin yaşadığı olayların mesaj atıldığı ve anlatıldığı bir gün. O an paylaşılan bir mesaj İK cı olarak ilgimi çekti.

Şöyle ki; mesajı ileten kişi banka sektöründe olması nedeniyle isminin paylaşılmasını istemedi ve programcıya ilettiği olay şu:

Psikolojik Baskı


''Ben bir bankacıyım ve bilirsiniz ki bankacılık sektöründe insanlar çok kolay harcanır.'' diye başlayan bir mesajı var. Şimdi tam olarak yazdıklarını hatırlamıyorum ve yanlış cümleler kurmamak adına aklımda kalanları size özet geçmek istiyorum. Bu kişiye bir sabah istifa dilekçesi gönderiyorlar ve işten çıkarıyorlar. O zamanda babası ameliyat olacak ve mutlaka çalışması, para kazanması gerekiyor. Çünkü diğer türlü babasının hiçbir hastane masraflarını karşılayamayacak. Anlayacağınız bir ay bile çalışmaması demek babasının sağlık bakımının aksaması demek olacak. Ama tabii bu durum işten çıkarılmaması için bir neden olmuyor ve işten çıkartılıyor. Kişinin başka bir bankanın genel müdürlüğünde eski çalıştığı yerde daha önce müdürü olan tanıdığı var ve hemen kendisini arayıp durumu anlatıyor, akabinde o bankanın genel müdürlüğünde işe başlıyor. Buraya kadar her şey çok güzel değil mi, zor durumunda yardımcı olmuş ve kişinin sıkıntısı hal olmuş. Daha sonra işe alınmasına aracı olan müdürü (tabii şu an ki yerde pozisyonu çok iyi ama o ünvanı hatırlayamıyorum) ile kişi ailecek görüşmeye başlıyorlar. -Müdür evli ve çocuğu var- Böylece aile dostu olup çıkıyorlar. Ama ilerleyen zamanlar da müdürü kişiye özel ilgi duyduğu mesajlar atmaya başlamış. ''Seni görmesem özlüyorum, seni her gördüğümde sarılasım var, sen hep yanımda ol.'' gibi gibi. Tabii ilk zamanlar attığı mesajlardan kişi pek yakıştıramıyor, anlamamazlığa veriyor. Çünkü adam evli, çocuğu var ve ailecek görüşüp, anlaştıkları insanlar. Bu durum gün geçtikçe artmaya başlamış. İşe mecbur olan kişi bu adama hiç cevap atmasa da çekmek zorunda kaldığı için her gün üzülüyor ve ne yapacağını bilemiyor. Neyse işin detayı böyle.

Aslında baktığınız zaman çok çözüm yolu var diyebilirsiniz. Üst mercilere kadar şikayet etmesi, dava açması sonuçta elinde mesajlar var. Ama şöyle bir konu da var bu kişinin bir ay bile işsiz kalmaması lazım ve iş hayatı küçük bir dünya hiç beklemediğiniz bir an da bilmem kimin tanıdığı sizin bir yerden tanıdığınız çıkıyor ve kötü referans olması, yalan yanlış şeyler ile sizin o işe girmenize engel olabiliyor. Şikayet edemez de çünkü gidip şikayet etse, mesajları gösterse kendisinin suçlanacağını ve bir şekilde o adamın aklanacağını kendisinin aynı dakika da işsiz kalacağını biliyor.

Ve bu yüzden bu psikolojik baskıyı, bir kadın olduğu için çekmek zorunda. O adamı tanıdığı, işe alındığı için mobbing-psikolojik baski-sedolinka-comsusmak zorunda kalıyor. Kadınların iş hayatında var olması için her ne kadar bir şeyler yapılıyor gibi görünse de bu tip durumlar da yok değil. Sen kadınsın anne olacaksın işe alınmazsın, sen kadınsın evine bakmak, eşine hürmet etmek zorundasın, sen kadınsın ağrın sızın olur utandığın için işinin başında acı çeksen de durmak zorundasın ve sen yine kadınsın ki işsiz kalmamak ve bakman gereken bir ailen olduğu için bu tip insanlara susmak zorundasın.

Bu durum karşısında "empati" kurarak yorumladım ve o an içimde hissettiğim acıyı burada tarif etmem çok zor. Programda hemen tavsiye verenler de oldu ama hiçbiri kızı mutlu sona değil tam tersi etiketlenebileceği bir sonuca ulaştırıyordu. Umarım ki bu psikolojik baskıyı daha fazla çekmeden her şey yoluna girer.

Siz olsaydınız nasıl bir çözüm yoluna giderdiniz?

Kadınların kadın gibi var olduğu güzel bir çalışma hayatı dilerim.

17/01/2019

Yorumlar


Eyyub Sabri Kaymaz   22/01/2019 20:50
Seda hanım ellerinize sağlık güzel bir yazı olmuş. Makaleden çok hatırat gibi samimi ve hoş bir izlenim bıraktı bende. Ancak ben kadın haklarının savunulmasından çok usandım. Kadın hakları mevzusu artık gündemi işgal etmemesi gerekecek kadar değersiz bir konu benim gözümde. Çünkü kadın hakları kadınların top yekün ezildikleri ve dışlandıkları zamanlarda ortaya çıkmış bir kavramdır. Eşitlikten ve adaletten bahseden modern dünyada "Kadınlar erkekler ile eşittir" mantığı hayvan çiftliği kitabında olduğu gibi "Herkes eşittir. Kadınlar daha eşittir" mantığına dönüşecektir. Şahsım olarak ben iş hayatımda mobbing e maruz kalmış birisiyim. Bir kadın tarafından. Kadın cinsel güdülerimi harekete geçirerek benim yanlış bir harekette veya sözde bulunmamı sağlamaya çalışıyordu. Yalnız mesailerimde sık sık ziyaretime geliyor sosyal medyadan işdışında her şeyde benimle ortak paydalar oluşturmaya çalışıyordu. Ancak benim işe girdiğim ilk günlerim olması ve şirkette tutunma çabalarım olduğundan bu mevzuya hiç yanaşamazdım. ilk işinden bir kaç ay içinde ayrılan birisine, bir ik olarak en iyi siz bilirsiniz ki, iş hayatında hiç de hoş bir izlenim bırakmıyor ve hayatınızı çok zorlaştırıyor. Lafı çok uzattım ama söylemek istediğim şudur. İnsanoğlu eşit yaratılmamıştır. Ancak eşit haklara sahiptirler. Ve insanoğlu kadın eşitliği yaparak ezilen kadınlardan ezen kadınlar oluşturacaktır. Feminizim bir öfke hareketidir ve her öfke hareketinin sonu nasıl hezimet ile bitti ise bu da bu şekilde bitecektir. Kadın eşitliği değil İnsan eşitliği ve ahlak kavramının önemini burada ön plana çıkartmalıyız zannımca. Yazınıza yapıcı bir eleştiride bulunmak istedim. Lütfeder okursanız umarım beni anlayabilirsiniz. Ki bir İK cısınız. Anlayacağınızı düşünüyorum.


Yorum Yap

Sorularınızı veya görüşlerinizi burada paylaşabilirsiniz.

İsim:

E-posta:

Yorum:


Seda Küçük - CVyolla.com İK Blog sayfasında İnsan Kaynakları makaleleri yazıyor.

Seda Küçük

İnsan Kaynakları Uzmanı

  
  


Sakarya Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri mezunu. 2014 yılında NBS İnsan Kaynakları ve Danışmanlık Firması'nda İşe Alım Departmanı'nda İK Asistanı olarak çalıştı. 2015 yılından beri 4B Genç Profesyoneller üyesidir. 4BAkademi ve KariyerİST işbirliği ile gerçekleştirilen "Mentor- Menti" projesinde yer almıştır. Şu anda LİNDE Gaz A.Ş. firmasında İK Uzmanı olarak çalışmaktadır. Uzmanlık alanı "Ücret Yönetimi" olup İK'nın her noktasına dokunmayı seven mutlu bir İK'cıdır. 2013 yılından beri Sedolinka'nın İK'sı adlı blog sayfasında iş dünyasına ve İnsan Kaynaklarına dair bilgi ve tecrübelerini paylaşmaktadır.

İK Blog Sayfalarımız

İş arama sürecinizde size yardımcı olacak tüm İK blog yazıları >>

İnsan Kaynakları Blog Yazarları

Paylaştıkları bilgi ve deneyimleri ile iş arama sürecinize destek verecek tüm İK blog yazarları >>

Aradığınız İşi Hemen Bulun!

CVyolla.com'da 62759 üye firma eleman arıyor.


İŞ BUL


Sosyal medyada bizi takip edin!

En güncel iş ilanlarını, eğitimlerimizi, bizden haberleri ilk siz duyun!