İK Blog

Bir Etkili Liderlik Aracı Olarak "Kendini Tanımak"


Yazar: Burcu Yularcı

Etiketler: liderlik, kişisel gelişim


Sağlıklı bir iletişim kurabilmenin ve karşı tarafı anlayabilmenin ilk koşulu kendini tanımak. Etkili liderliğin en önemli bileşeni de kendini tanımak.

Kişi kendi motivasyon faktörlerini, potansiyelini ve sınırlarını, kurduğu ilişkilerin niteliğini, yaşam amacını ve değerlerini bilmeden; anlamlı bir gelecek resmi çizemez. Çizse de bunu etkili şekilde insanlara ulaştıramaz, yani vizyonu gerçekleştirecek insanları etkileyip harekete geçiremez.

Ancak çoğu yönetici kendini zaten tanıdığını düşünüp, doğrudan başkalarını tanımanın peşine düşer. Genel bir eğilim olarak; başka insanları daha hızlı tanıyabilmenin bize avantaj, güç ve üstünlük sağlayacağını düşünürüz. Bu amaçla çeşitli yöntemlere başvururuz; hatta bu yöntemler için bol para harcamaktan kaçınmayız.

Ne var ki; çok az kişi kendini ne derece tanıdığına kafa yorar.

Üstün Dökmen'in (2011) de belirttiği gibi, kendini tanımak için öncelikle güçlü ve gelişmeye açık yönleri bilmek, duyguları tanımak, bu farkındalığı düşünce ve davranışlara rehber olacak şekilde kullanmak ve kendini açık bir biçimde ifade edebilmek gerekir.

Kendini Tanımanın Dört Boyutu

Ünlü psikolog Carl Rogers'a göre; kendini tanımak birbiriyle bağlantılı dört boyutta gerçekleşir:

1. Psikolojik boyut; insanın duygularını, güdüleyici faktörleri, kişiliğini tanıması

2. Fiziksel boyut; insanın fiziksel durumunu, potansiyelini ve imgesini tanıması

3. Sosyal boyut; insanın ilişkilerinin ve iletişiminin farkında olması

4. Felsefi boyut; insanın yaşam ve ölüme verdiği anlamın, değerlerinin, inançlarının farkında olmasıdır.

Kendini Tanımak


Peki, kendimizi tanımak o kadar kolay mı?

Kişiliğimize İşlemiş Sorunlar

Uzmanlara göre kişiliğimiz, büyük ölçüde, 0-6 yaş arasında şekilleniyor ve sonradan kendimizdeki sorunların farkına varmak, hele de değiştirmek çok zorlaşıyor.

Hepimiz iş ortamına, kişiliğe işlenmiş sorunlarla geliyoruz. Bu sorunlar duygu, düşünce ve davranışlarımızı, hatta beden dilimizi şekillendiriyor. Şema Terapinin yaratıcıları J. E. Young ve J. S. Klosko (2014), yaşam boyu tekrar eden bu sorunlara "şema" adını veriyor. Şemalar sinsi ve ısrarcı.

Örneğin hep başına korkunç bir şey geleceğinden korkan birinin yönetici olduğunu varsayalım. Aşırı kontrolcü tavrıyla ekibindeki insanları bezdirebilir. Ürkek bir beden diline sahip olabilir. Adım atmaya veya mantıklı riskler almaya cesaret edemeyeceği için işler sıklıkla tıkanıklığa uğrayabilir.

Hep bir şekilde kusurlu olduğunu ve insanların onu kabullenmesinin imkansız olduğunu düşünen birinin 'yönetici hali' nasıl olur? Böyle bir yöneticinin ekibini etkilemesi veya iş çevresinde saygı uyandırması söz konusu olamaz. Gerisini siz hayal edin...

Çevresinden ne kadar takdir alırsa alsın bunu hak etmediğini düşünüp mutsuz olan birinin 'yönetici hali' ise felakete dönüşebilir. Bu yönetici, ne kendinden ne de ekibinden asla tatmin olmayacaktır. Güven sorunu yaşayacak, takdir etmeyi bilmeyecek, delegasyondan kaçınacaktır.

Yaşamda tekrar eden 'şema'larımızın farkında değilsek, başımıza gelen olumsuzlukların sebebini hep dışarıda ararız. Oysa bunların üzerinde çalışmak, hem kendimize karşı hem de lider olarak ekibimize ve işimize karşı bizim sorumluluğumuzdur.

Kendimizi Tanımak ve Değiştirmek için Yöntemler

İleri boyutta olan sorunlar için psikolojik danışmanlık almak gerekebilir. Ancak fazla kökleşmemiş bazı sorunlarınızı ortadan kaldırmak veya size olumsuz etkilerini hafifletmek için kendi üzerinizde çalışabileceğinizi göreceksiniz.

Önce kendinize karşı dürüst olmanızı öneriyorum. Kendinizi sürekli gözlemlemeli ve sorunlarınızın varlığını kabul etmelisiniz.

Bazen sorunlarınızın farkında olsanız bile, yüzeysel destekler ile pek bir şeyi değiştiremediğinizi görürsünüz. İçinize işleyecek, kendinizle yüzleşmenizi sağlayacak dönüşümsel yöntemleri denemelisiniz.

Benim önerim, yönetici koçluğu alarak işe başlamanız. İşini iyi yapan bir yönetici koçu, kendinizle ilgili en önemli farkındalıklara ulaşmanıza aracı olabilir. Değişimde farkındalık esastır.

Yetişkinlerde kendini gözlemleme, tanıma ve ifade etme becerilerinin uygulamalarla geliştirilmesinde drama temelli programlar, etkin bir yöntem olarak kullanılıyor. Lütfen bunları deneme cesareti gösterin. Mucizevi etkilerine inanamayacaksınız.

Yaşantısal öğrenme yöntemleri, kendini tanımanın dört boyutuna da temas eder. Artık kurumsal öğrenme yöntemlerinizi, yeniliklere uydurmanın zamanı gelmiştir belki de...

23/01/2019

Yorum Yap

Sorularınızı veya görüşlerinizi burada paylaşabilirsiniz.

İsim:

E-posta:

Yorum:


Burcu Yularcı - CVyolla.com İK Blog sayfasında İnsan Kaynakları makaleleri yazıyor.

Burcu Yularcı

Profesyonel Koç, Eğitmen

  
  


Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı 1999 mezunu. 13 yıl süreyle, finans, üretim ve perakende sektörlerinde faaliyet gösteren çok-uluslu firmalarda İnsan Kaynakları alanında çalıştı. 2001-2003 yılları arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde işletme-yönetim yüksek lisans eğitimini tamamlayarak MBA derecesini aldı. Profesyonel iş hayatı boyunca kurumsal görevinin yanında, onlarca farklı eğitim ve etkinlikte liderlik, kurumsal yapılanma, İK fonksiyonları, yetenek yönetimi ve iletişim üzerine deneyimlerini paylaştı. 2012 yılında İnsan Kaynakları Direktörü olarak çalıştığı A.S.Watson Group'tan ayrılarak Burcu Yularcı Danışmanlık'ı kurdu. Şu an Liderlik ve İnovasyon yetkinlikleri, Yaratıcı Takım, Stratejik İK, Balanced Scorecard ve Girişimcilik konularında eğitmen, danışman, mentor ve koç olarak çalışmalarına devam etmektedir.

İK Blog Sayfalarımız

İş arama sürecinizde size yardımcı olacak tüm İK blog yazıları >>

İnsan Kaynakları Blog Yazarları

Paylaştıkları bilgi ve deneyimleri ile iş arama sürecinize destek verecek tüm İK blog yazarları >>

Aradığınız İşi Hemen Bulun!

CVyolla.com'da 64632 üye firma eleman arıyor.


İŞ BUL


Sosyal medyada bizi takip edin!

En güncel iş ilanlarını, eğitimlerimizi, bizden haberleri ilk siz duyun!