İK Blog

Yeni Yıla Girerken


Yazar: Ece Erkal

Etiketler: başarı, kişisel gelişim


Hatırlayın, bir yıl kadar önce ondan geriye doğru saymış, coşkuyla yeni bir yılı yaşamınıza almıştınız, belki de o sizi almıştı. Süresi en başından beri belliydi. Bu sürenin sonuna kadar yaşamda kalacağınız ise belirsizdi. Buna rağmen dilekleriniz, hedefleriniz ve beklentileriniz vardı. O size bir şey için söz vermedi, siz kendinize verdiniz. O da, size arada ne kadar süre geçtiğine dair hatırlatmalar da bulundu. Size getirdikleri ise sadece sizin seçimlerinizden ibaretti.

Bir yılın daha son günlerini yaşıyoruz. Kimimizi yılsonu hesaplarını kapatma, kimimizi hedefleri tutturma derdi, kimimizi hediye alışverişi ve tatil planlama telaşı, bazılarımızı da piyangodan belki bu sefer umudu sardı bile. Hangi grupta olursak olalım bir şeyleri sonlandırma ve yeniyi karşılama hazırlığı yapıyoruz bir şekilde. Peki, şu anda devam eden bir yılla hakkıyla bütünleşmeden yerine gerçekten bir yeniyi kabul edebilir miyiz?

Her yıl olduğu gibi bu yılın da bir an önce bitmesi, geçmesi için can atanlara rastlıyorum arada. Bu yılın onlara kötü olaylar, olumsuz deneyimler hatta acı kayıplar getirmiş olduklarından şikayet ediyorlar ve bir an önce bu yılın bitmesini, takvimler bir sonraki yıla döndüğünde de sihirli bir değnekle her şeyin toz pembe olmasını diliyorlar. Onlardan biri de siz olabilirsiniz. Üst üste acı ve üzüntü yaşadığınız için bu yılı uğursuz ilan edenlerden biri. Ben bu durumu biraz, henüz geçen yılbaşında aldığımız hediyeleri açmadan, kullanmadan yenilerini ağacın altına dizmeye başlamaya benzetiyorum. Geçen bir süreyi kendimiz açısından sağlıklı bir şekilde değerlendirebilmek için olumlu ve olumsuz her şeyi objektif olarak ele almalı ve hatırlamalıyız. Olumsuz duygularımızın ve deneyimlerimizin etkisinin azalması için daha güçlü ve daha fazla sayıda olumlu deneyime ihtiyaç duyuyoruz, bu bir gerçek, diğer yandan sadece olumsuz olaylara odaklandığımızda kendimize pek de yardımcı olmuyoruz. Bu süreçte başınıza eminim mutlu ve olumlu deneyimler de gelmiştir. Belki de olmadı diye başta üzüldüğünüz bir şeyin sonradan iyi ki de olmamış olduğunu da, bu yıl içinde anladınız. Tanıştığınız yeni insanlar, ilk kez denedikleriniz, yeni öğrendikleriniz olmadı mı hiç? Bu yıl tanışıp sonradan ayrıldığınız sevgilinizle tanışma anınız ya da mutlu geçen günleriniz nerede şimdi? Baharı çocuksu bir coşkuyla karşılaşmıştınız unuttunuz mu? Etkisinde uzun süre kaldığınız bir film de bu yıl çekilmişti hani. Sonra başarısızlıklarınız da oldu, deneyimler kazandınız, derslerinizi aldınız ve onları özenle başarı merdiveninize basamak yaptınız. Belki de siz bu yılı tam tersi çok da şanslı bir yıl ilan ettiniz. Hayatınızın aşkını buldunuz ya da tam gönlünüze göre bir iş. Peki, size hiç ders veren acı deneyimler değmedi mi bu yıl?

Bakın kıyısına köşesine takvimin, hala açılmadık hediye kaldı mı meraklı gözlerle araştırın. Mutlu mutsuz ayrımı yapmadan yaşamınızda bu yıl gerçekleşen her şeye şükranla dolun. Eğer her anın gerçekten farkına vararak tadını çıkarttıysanız ne mutlu size. O anları gerçekten tamamlanmış ve yaşanmışlar hanenize ekleyin. Geçmişte ya da gelecekte bir yerlerde olarak kaçırdığınız "şimdi" lerin ise tamamlanmasına izin verin. Bu günlerinizi de bir yılı kovalamakla geçirmek yerine yaşamakla geçirin. Belki yılın son günü gerçekleşecek yıllardır özlem duyduğunuz hayaliniz. Yeniye dair umutlar, hedefler olması doğaldır ve sağlıklıdır. Diğer yandan yeninin yaşamınıza gelmesi için yeni bir şeyin başlaması gerekmez. Takvim, hala onu nasıl algıladığımızı sorguladığımız zaman boyutu için bizim yarattığımız bir kavram sadece. Gerçek ve üzerinde kontrolümüz olan tek zaman şu an. Madem öyle, hemen şimdi, şu an, yeniyi yaratmaya başlayabilirsiniz.

Bir diğer yanda da bu yılın geçip bitmesini istemeyenler var. Zamanın akıp gitmesinden endişe duyanlar ve ona sıkı sıkıya tutunmak isteyenler. Ellerinde olsa durdurmak belki de. Biz ona yapışsak da yapışmasak da o zaten geçiyor. Bu yıla yetişmesi gerekenler mi var, o zaman hemen başlayın, minik bir adım bile ertelemekten iyidir. Ya da devam edin gayretle, yetişebildiği kadarıyla bir sonuca ulaşmak da pes etmekten iyidir. Yaşlanıyor muyuz yoksa? Bunun telaşı mı? Kaçırdığımız an ne kadar fazlaysa bu kaygımız da o kadar artar. Çözüm yine aynı. Anda kalmak ve anı yaşamak. Bir mezarlık olduğundan bahsedilir öykünün birinde. Mezar taşlarına, insanların ömürlerinin sürdüğü yıllar yerine gerçekten yaşadığı düşünülen süre yazılır ve bu süre bazıları için neredeyse bir asırlık zaman içinde bir yılı bile bulmaz. Zamanla dost olun, sizi olgunlaştırarak gençleştirmesine ve tazelemesine izin verin.



Yeni yıl hepimiz için evimize gelen bir misafir gibi. Bazen bizden bir şeyler alıp götürüyor yeniye yer açmak için. Bir şeyler de getiriyor sonrasına taşımamız ve sahip çıkmamız için. Getirip götürdüğü her şey aslında bir hediye, eğer biz fark etmeyi seçersek. O her coşkuyla, umutla ve mutlulukla karşılanan misafir gibi; kovalanmak ve "lütfen biraz daha kal" ısrarları yerine, sevgiyle yapılan bir vedayı ve teşekkürü hak ediyor ve vakti geldiğinde de gidiyor.

Hepinize, varsa bu yıla ait henüz açılmamış armağanlarınızı keşfetmenizi ve her şeyin hayallerinizin ötesinde bir güzellikle gerçekleşeceği yeni bir yıl dilerim.

Sevgimle,

18/12/2012

Yorum Yap

Sorularınızı veya görüşlerinizi burada paylaşabilirsiniz.

İsim:

E-posta:

Yorum:


Ece Erkal - CVyolla.com İK Blog sayfasında İnsan Kaynakları makaleleri yazıyor.

Ece Erkal

Bireysel Gelişim Uzmanı

  
  

ODTÜ İşletme mezunu. Dokuz Eylül Üniversitesi Pazarlama Bölümü yüksek lisans sahibi. Bankacılık sektöründe uzun yıllar çalıştı. Şu anda bireysel gelişim uzmanı, kariyer koçu ve yaşam koçu olarak çalışıyor.

İK Blog Sayfalarımız

İş arama sürecinizde size yardımcı olacak tüm İK blog yazıları >>

İnsan Kaynakları Blog Yazarları

Paylaştıkları bilgi ve deneyimleri ile iş arama sürecinize destek verecek tüm İK blog yazarları >>

Aradığınız İşi Hemen Bulun!

CVyolla.com'da 62610 üye firma eleman arıyor.


İŞ BUL


Sosyal medyada bizi takip edin!

En güncel iş ilanlarını, eğitimlerimizi, bizden haberleri ilk siz duyun!